Necip Şen / Anadolu Isuzu Chief Young Officer’ı / İTÜ İşletme Mühendisliği, 4. sınıf öğrencisi
necip_sen_blog_gorsel

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde yıllar yıllar önce, Anadolu’da hâlâ kendi değerlerinden beslenen, gücünü Anadolu’nun temiz yüreğinden ve insanlar arasındaki iş birliğinden alan, ticaretle uğraşan “aileler” varmış. Masal bu ya, bu aileler dönem dönem evlerinin kapılarını bir şeyler öğrenmek isteyen meraklı ve azimli gençlere açarlarmış. Ama bu kapıdan girmek öyle kolay değilmiş. Nice sınavları geçmek ve gerçekten istemek gerekliymiş. Bir kez o kapıdan içeri girdikten sonra da rengârenk, dopdolu bir dünya aralanıverirmiş. Misafirler orada nice şeyler öğrenir, nice şeyler yaşarlarmış. Öğrendikleri o derece çokmuş ki ilk geldiklerinde denize bile açılırlarmış. Hiçbir zaman misafir oldukları da hissettirilmezmiş. Ev sahibi gibi ağırlanırlarmış, ev sahibi gibi çalışırlarmış. Canlarının istediği her yere girer, canlarının istediği her şeyi sorarlarmış. Bununla da kalmaz, bu çocuklar daha sonra bu ailelerin bir parçası olma imkanına da kavuşurlarmış.

Bizim yolcumuzun da yolu bu ailelerden birine düşüvermiş. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş; sonunda Kocaeli tarafında büyük bir “ev” bulmuş. Burada oldukça büyük bir aile yaşarmış. Her gün 800’den fazla insan gelir; insanlar yüklerini kolayca taşısın, bir yerden bir yere rahatça gitsin diye birlikte çalışır, tüm memlekete fayda sağlarlarmış. O kadar çok çalışırlarmış ki memleketleriyle de sınırlı kalmaz, ürettiklerini bu işi en iyi yapan ülkelere satarlarmış. Bizim yolcumuz da burada tam 70 gün boyunca “Ürettiklerimizi insanlara nasıl duyururuz, onlara fayda sağlamaya nasıl devam edebiliriz?” düşüncesiyle çalışmış. Çünkü memlekette tek üreten onlar değilmiş. Ama en iyisini ürettiklerini herkese bir şekilde anlatmaları lazımmış. İş burada da kalmamış. Yolcumuz evini bulduktan sonra bile aile, yolcumuzu diğer ailelerle tanıştırmış. “Bak” demişler, “Burası senin için daha faydalı olacaksa burada da kalıp bir şeyler öğrenebilirsin.” Hatta çok uzaklara, farklı deneyimler yaşamaya bile gitmişler. Sonra da yolcumuz başından geçenleri diğer yola çıkacaklara anlatmış durmuş, “Ben öğrendim, onlar da bilsin öğrensin” istemiş.

Bana bu masalı yaşatan  Anadolu Grubu ve Anadolu Isuzu ailesine sonsuz teşekkürler.

Anadolu’da hiçbir masal, kötü bitmez. Gökten üç elma düşmüş; biri bu masalı yazanın, biri yazdıranın, biri de devam ettirecek olanın başına!

necip_sen_blog_image

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>