Işıl Ordu / Anadolu Grubu Chief Young Officer’ı / Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü 4. sınıf öğrencisi
isil_ordu_blog_stok_gorsel

Hayatta pek de ne yapmak istediğimi bilemediğim bir dönemde, karşıma çıkan fırsatları ertelememenin gerekliliğini hatırlatır gibiydi, Anadolu Grubu’nda CYO olma tecrübem. Ülkem için çalışıp, üretip, kazanacağımı biliyordum elbette. Anadolu Grubu’na gelene kadar, burada, bu ülkede, beni çeken neydi, onu bilmiyordum. Benim için Anadolu’nun bu denli önemli olduğunun farkına varmam, burada geçirdiğim 10 hafta gibi kısa bir zaman içinde gerçekleşti.

Tarihi sil baştan yazdıran Göbeklitepe’den tutun, bu coğrafyada var olmuş yüzlerce uygarlığın kültür mirasıyla unutulmayan ve adından her daim söz ettiren bir kültür ve medeniyetler beşiği olarak varlığını bugüne dek sürdüren; gelenek göreneğin, medeniyetin memleketiydi Anadolu. Uygarlığın memleketiydi. Kısacası bin tat, bin doku… Rengarenk insan manzaralarıyla dolup taşan farklı bir dünyaydı burası. Sadece gözümüzü açıp, dışarıya bakmak yerine biraz da görebilmek gerekiyordu. Taşı, toprağı, kültürü, tarihi ve geçmişiyle insanı şekillendiren bu coğrafya belki de bizim için kaderdir.

Bana gelirsek, İtalya’da başlayan kendimi bulma serüvenim, Anadolu buğdayının una, benim de “Ekmek yapacağım ben.” diyerek bambaşka bir insana dönüşmemle başladı. Aldığını geri veren, seni doyuran, bakan, büyüten bu toprak, yaptığım sıcacık ekmeği yediğimde anlamlandı. Yalnızca ayağını toprağa değdirmekten öte bir şeymiş bu. Yeşili sevmek, doğayı korumak, her canlıya değer vermekten daha farklıymış. İşte tam da insanların değerlerini unuttuğundan yakınır, içimizdeki kendimizi keşfetmemiz gerektiğine olan umudumu kaybederken, bir anda çıktı Anadolu Grubu karşıma. Sürdürülebilirlik ve kurum değerleri üzerine yapılan ve parçası olmaktan gurur duyduğum çalışmalarla, kafamdaki uğultulu ve ne idiği belirsiz sesler ilk kez ortaya ahenkli bir şeyler çıkardı. Yıllardır içimden de olsa bildiğim ancak gün yüzüne henüz çıkamamış olan yeni bir ben doğurdu.

Anadolu’dan Yarınlara’yla başladı ilk günüm. Fazla anlamlıydı benim için. Anadolu’dan yarınlara mı? Yarınlar derken? Gelecek, geleceğim mi? Demek ki yola Anadolu’dan çıkmak gerekiyormuş. O an anladım. Sonrasında önüme bir rapor kondu. “Al Işılcığım, Anadolu’dan Yarınlara Anadolu Grubu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Uyumluluk Raporu.” Oku, oku bitmedi. İnceledim, bitmedi. Taa ki Chief Young Officer programı kapsamında yürüttüğüm projem için tüm Anadolu Grubu şirketlerini tek tek, tüm ayrıntılarıyla inceleyene kadar… O zaman “Neymiş bu rapor?” dedim ve durdum. Her şeyin anlamlanması yine Anadolu Grubu sayesinde, biraz da benim sorumluluk alarak “Ben bu işi yapacağım.” dememle birlikte oldu. İyi ki de oldu. Bana kattığı değerler kadar, bana hatırlattığı özüm kadar, ben de bu Gruba bir fayda sağlayabildimse ne mutlu!

Burada bulunduğum sürede, Anadolu’yu dünyaya, dünyayı Anadolu’ya bağlama vizyonunun bir parçası olmaktan çok büyük bir keyif aldım. Anadolu’dan aldığı güçle, yarınları güzelleştirmek için canla başla çalışan bu insanların, özellikle de gece gündüz, tatil dinlemeden emek veren bir ekibin parçası olma deneyimi; bir Anadolu insanı olarak Anadolu’dan aldığımı ona geri vermek kadar, yarınlarımızı güzelleştirmek için çalışma gücü ve azmi verdi.

Tüm bu güzellikler için teşekkürler Anadolu (Grubu)!

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>