Oğuzhan Ölmez / Anadolu Vakfı Bursiyeri, Anadolu Grubu Kurumsal İlişkiler ve İletişim Koordinatörlüğü Stajyeri, Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü 3. sınıf öğrencisi
oguzhan_olmez_blog_gorsel

Bize değer katan birine biz de değer katabilirsek, ilişkimiz dengeli ve sürdürülebilir hale gelir. Bu dengeyi, hayatımızın her alanında kurabiliriz diye düşünüyorum. Yapboz yapmak gibi ufak bir uğraşta bile bu tarz bir ilişki vardır. Yapbozu tamamlamak için uğraşırız, sıkılırız ama sabreder, devam ederiz. Sonunda tamamlanır ve böylece bir değer yaratırız. Son parçayı koyduğumuzda hissettiğimiz mutluluk ise onun bize kattığı değerdir.

Anadolu Vakfı’nın burslu bir öğrencisi olarak Anadolu Grubu ve Anadolu Vakfı ile olan ilişkimde de bu denge var. Nasıl diye soracak olursanız…

Geçtiğimiz yıl, Anadolu Vakfı Mentorluk Programına katıldım. Mentorumdan edindiğim önemli değerlerden birisi, bu dengenin asla kaybedilmemesi, korunması gerektiğiydi. Ben de hayatımı olabildiğince bu terazi üstünde tutmaya çalışıyorum.  Ancak Anadolu Grubu ve Anadolu Vakfı yaptıklarıyla, terazinin bir kefesine öyle bir ağırlık koydular ki dengeyi nasıl sağlayacağımı şaşırdım. Hem kişisel hem de profesyonel hayatımda bana rehberlik edecek önemli değerler kazanıyordum ve karşılığında da bir değer katmazsam bu ilişki yürümeyecekti. Zamanla, Grubun kültürünü öğrendim, hem kendimi geliştirmek hem de toplumu daha ileriye taşıyacak işlere katkıda bulunmak için çok çalışarak ve başarılı olarak dengeyi sağlayabileceğimi gördüm ve  bunun için daha sıkı çalışmaya başladım.

Anadolu Vakfı’nın bursiyerleri için düzenlediği fotoğrafçılık atölyesine katıldım. Aslında görsel sanatlara ilgim vardı ama fotoğrafçılığı hiç düşünmemiştim. Hemen bir arkadaşımdan kamerasını ödünç aldım ve kursa gittim. O kadar uzaktım ki konuya, eğitmenimiz “kameranın modeli ne?” diye sorunca, gizlice modeli diye düşündüğüm ISO değerine bakıp onu söylemiştim J. Şu anda üniversitemde klasik müzik konserlerinin ve okul etkinliklerinin fotoğrafçılığını yapıyorum. Hatta başka birkaç iş sayesinde fotoğrafçılıktan bir gelir bile elde ettim. Anadolu Vakfı bana hiç düşünmediğim, olabildiğine uzak olduğumu sandığım bir meslek kazandırdı. Benim bile farkında olmadığım, ihtimal dahilinde var olan potansiyelime benden çok sahip çıktı. Kim bilir belki bir gün Anadolu Vakfı’nın düzenlediği bir etkinliğin fotoğraflarını çekerek terazinin bir kefesine, yaratacağım bu değeri de ben ekleyebilirim.

Fotoğrafçılıktan sonra sıra aşçılığa gelmiş olmalı ki Anadolu Vakfı’nın bursiyerleri için düzenlediği diğer etkinliklerden biri olan Türk Mutfağı Atölyesine de katıldım. Diğer bursiyerlerle birlikte yemek yapmayı öğrendik ve sağlıklı beslenme üzerine konuştuk. Neyse ki beslenme konusunda iyiydim çünkü açıkça söylemek gerekirse, fotoğrafçılığa yatkın olduğumu keşfettiğim gibi, yemek yapmaya da bir o kadar uzak olduğumu farkettim :) Ama hala denemelerim devam ediyor, inanıyorum ki bir gün ben de lezzetli yemekler yapabileceğim :).  Ayrıca yine terazi hatırına, etrafımdakilere yemek yapamasam da, sağlıklı beslenmeye yönlendirmeye çalışıyorum.

Kişisel gelişim yolculuğum sadece sosyal alanla da sınırlı kalmadı, kariyer alanına da sıçradı. Bir gün Anadolu Grubu’nun stajyer aradığı ilanı gördüm, hemen başvurumu yaptım, gönderilen testleri geçtim ve mülakat sonrasında da, Anadolu Grubu  Kurumsal İlişkiler ve İletişim Koordinatörlüğü’nde 6 aylık stajıma başladım. Halen de devam ediyorum. Durum böyleyken kendini geliştirmemek, ilerlememek çok zor…

Hem kendimi geliştirmek, hem de toplumu ileriye taşıyacak işlere  katkıda bulunmak için çok çalışmaya devam ederken dengeyi sağlayabilmek ise en büyük dileğim…

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>