Cengizhan Bilgin / Anadolu Isuzu Ar-Ge Şefi
arge_blog_gorsel

Merak edilen departman: Ar-Ge… Orada neler oluyor?

Ar-Ge, artık şirketler için olmazsa olmazlar arasına giren bir departman. Grubumuzun blogu için, yıllarımı verdiğim Ar-Ge üzerine bir yazı hazırlamak ve bu sayede merak edilen, önemi giderek artan çalışma alanımla ilgili tecrübelerimi paylaşmak istedim.

Süreç tanımlamanın, hedef koymanın, KPI belirlemenin, performansları değerlendirmenin zor olduğu bir yerdir Ar-Ge…

arge_image_03

 

Yandaki çizimin, Ar-Ge departmanlarının içinde bulunduğu durumu çok iyi ifade ettiğini düşünüyorum. Her şey aynı anda istendiğinde, yandaki durumun ortaya çıktığını düşünsenize… “Yok böyle bir şey!” Gerçi, bence bu belirsizlik Ar-Ge’yi daha da heyecanlı bir çalışma alanı haline getiriyor.

 

 

Aşağıdaki görsel ise bir Ar-Ge çalışanının içinde bulunduğu durumu güzel  yansıtıyor. Eğer bir gün, siz de tasarım yapmak isterseniz, beyninizin içinden geçecekleri görün istedim.

arge_image_01

Ar-Ge çalışanları, bazen bir hayalin peşinde koşan, daha önce hiç sorulmamış sorulara en doğru cevapları arayan, belirsizlikleri gerçeğe dönüştürmeye çalışan kişilerdir.

Şirketlerin üretim gibi, satış gibi farklı odak noktaları veya eğilimleri vardır. Bu eğilimler veya odaklar, firmaların bel kemiğini oluşturan departmanları belirler. Bu tip firmaların organizasyon yapılarına baktığınızda, benzerlikler görebilirsiniz. Kullanılan jargonlar, prensipler, iş yapış şekilleri, kurallar, olmazsa olmazlar, süreçler ve hatta kullanılan formlar bile benzerdir. Ar-Ge’de ise “her yiğidin, yoğurt yiyişi ayrı olabilir”. Ar-Ge denilen “şey”, geçmişte “başımıza icat çıkarma” yaklaşımına inat, Ar-Ge ile büyümek, Ar-Ge ile gelişmek, inovasyon yapmak, ezber bozmak gibi kavramlar ile yukarıda bahsettiğimiz kurulu düzenlerin, belirli süreçlerin, jargonların ve hatta belirlenmiş ve yıllarca süregelmiş kuralların sorgulanmasını ve ortadan kalkmasını ister oldu.  

Açıkçası “şey” yerine ne yazacağıma karar veremedim. İnsan topluluğu? Süreç? Düşünce tarzı? Ekip? Bu “şeyi”, yani Ar-Ge’yi tanımlamaya çalışmak belki de onun doğasına aykırı. Ar-Ge’yi kalıba sokmaya çalışmak onu Ar-Ge olmaktan çıkartmak anlamına da gelebilir. Ar-Ge, dünden ders alır, bugünü planlar, geleceği hayal eder, dinler, düşünür, kafa patlatır ve geleceğe şekil verir. Kuralları yıkmak, ezber bozmak işinin gereğinde olan Ar-Ge, bu bakımdan anlaşılmaz olabilir.

Ar-Ge’nin uçması gerektiği gibi ayaklarının yere iyi basması da gerekir. Her müşterisinin ondan beklentisi farklıdır. Tek bir müşterisi yoktur. Neredeyse herkes onun müşterisidir. Tüm bu özellikleri ile Ar-Ge departmanları, diğer departmanlardan ayrışır ya da daha doğru ifade ile diğer tüm departmanlara entegre olur diyebiliriz.

Siz en mükemmeli yaptığınıza inanırken, başka bir firmanın Ar-Ge’sinin yaptığı çalışmalar sizinkileri boşa çıkarabilir. Yeni bir şey buldum deyip sevinirken, korumaya almak istediğinizde dünyada bunu daha önce patentlemiş onlarca kişi bulabilirsiniz. Teknolojiye yön veriyorum derken farklı bir teknoloji ortaya çıkar ve yaptığınız işleri bir anda değersiz kılabilir.

Günümüzde ülkemizde Ar-Ge departmanlarının arttığını görüyoruz. Ar-Ge departmanlarının ekipleri hızlı büyüyor. İlk bakışta anlamak güç geliyor. Ne yapar 100, 500, 1000 kişi bu Ar-Ge denilen departmanda? Zamanında anlamakta zorlandığımız “Biliyor musunuz Avrupa’da şu firmada sadece aracın kapısının tasarımından sorumlu bir ekip varmış? Bizde ise X ağabey, tek başına yapıyor o işi” yaklaşımı ülkemizde de artık değişti. Yaptığınız işi daha iyi yapmak için uzmanlaşmak, odaklanmak, büyümek ve gelişmek zorundayız.  

Anadolu Isuzu Ar-Ge Merkezi’nin, son yıllarda önemli ölçüde büyümüş ve büyük başarılara imza atmış Ar-Ge merkezlerinden biri olduğunu gururla belirtmek isterim. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre bünyesinde 100′ün üzerinde mühendis, tasarımcı ve uzman bulunduran merkezimiz, 2012 ve 2013 yıllarında otomotiv sektöründeki Ar-Ge Merkezleri arasında 2. ve 3. oldu. Aldığı patentler ve yayınladığı makaleler ile sadece ürün geliştirmiyor, aynı zamanda hem kendisi hem de akademi için bilgi birikimine katkıda bulunuyor. Ar-Ge harcamaları da zaman içinde artıyor ve tasarladığı ürün ve hizmetler küresel çapta beğeni topluyor. En son katıldığımız ECW yarışmasında da aldığımız “En Konforlu ve En Ergonomik Araç Ödülü” bizlere doğru yolda olduğumuzu gösteriyor, bizi motive ediyor. Yeni yatırımlar ile büyüyoruz, yeni Ar-Ge Merkezi binamız ile de çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Önceki paragraflarda da ifade etmeye çalıştığım gibi geleceği şekillendirmeye çalışıyoruz.

arge_image_04_citiport

Yaşadığımız çağda, Ar-Ge fonksiyonu firmaların sahip olması gereken fonksiyonlardan. Gelecekte var olmak istiyorsanız, değişime ayak uydurmak, rakipleriniz arasından sıyrılmak için katma değer yaratmak zorundasınız. Yaratacağınız bu katma değer için araştırmanız ve hiç durmadan geliştirmeniz gerekiyor. Adına ister inovasyon yönetimi ister ürün geliştirme deyin, belirsizliklerle ve rekabetle dolu dünyada yeni kurallar koymak ya da değişime ayak uydurmak için adım atmanız gerekiyor.  

Geleceği düşünüyor, gelişmeleri takip ediyor, rekabet içinde ülkemizi, Anadolu Grubu’nu ve firmamızı daha ileriye taşımak ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmak için çalışmaya son hız devam ediyoruz. Bakmayın karmaşık tabloya, meraklı olmasak Ar-Ge’de ne işimiz var?

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>