Yakup Gözderesi / Anadolu Vakfı Bursiyeri, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi
yakup_gozderesi_blog_gorsel_2

Bursiyeri olduğum Anadolu Vakfı, eğitim alanında sağladığı burs desteğinin yanında kişisel gelişimlerimiz için de çok yönlü destek programları düzenliyor. Bunlardan bir tanesi, birçok konuda farkındalığımın da artmasını sağlayan fotoğraf atölyesi kursu oldu.

Anadolu Vakfı, düzenlediği fotoğraf atölyesi kursu sonrasında çektiğimiz fotoğraflardan bir sergi düzenledi. Anadolu’nun Yıldızlarından Hayata Bakış sergisi, Anadolu Grubu Genel Merkezi ile grup şirketleri Migros ve Anadolu Sağlık Merkezi’nde toplam 6 gün sürdü. Biz bursiyerler, sergide bulunarak ziyaretçilerimize fotoğraflarımız ve bir sosyal sorumluluk projesi olan sergimiz hakkında bilgi verdik.

Anadolu Grubu çalışanlarının, Anadolu Sağlık Merkezi hasta ve yakınlarının gönüllülük esasıyla aldığı fotoğrafların geliri ile Elazığ’da bir köy okulunun ihtiyacını karşılamak amaçlanmıştı. Alınan her fotoğraf Elazığ’da minik bir kalbi, kış boyu üşütmeyecek; bir çift minik ayağı bütün kış sıcak tutacaktı… Anadolu Vakfı yetkilileri ile Elazığ’a kışlık kıyafetleri teslim etmek için gittiğimizde bunu daha iyi anladım. Küçük de olsa desteği olan her bireyin, büyük bir mutluluk yarattığını bizzat gördüğümü paylaşmak için de bu yazıyı hazırladım.

Elazığ’da nelere tanık olduğumu merak ederseniz…

Elazığ; Malatya, Bingöl ve Diyarbakır’ın arasında, Fırat’ın kocaman kollarıyla sarıp sarmaladığı bir şehir. Sıcacık insanlarıyla, yoğun tarihi mirasıyla Elazığ, tam bir Anadolu şehri.

Okula varıp Müdür Bey ile kısa bir sohbetin ardından, fotoğraflarımızın gelirleri ile alınan kıyafetlerle dolu odaya girdik. Renk renk montlar, kazaklar, her numara botlar, pantalonlar… Bunları bir bir inceliyor, her birinin çocuklarda yaratacağı etkiyi merak ediyorduk. Öğrenciler de yavaş yavaş gelmeye başladılar. Anadolu Vakfı yetkilisi, kısaca neden orada olduğumuzu, onlara bazı hediyeler getirdiğimizi anlattı. Oldukça zeki olan ortaokul öğrencileri, dikkatle dinliyordu. Her birine söz hakkı vererek kendilerini ifade etmelerini istedik.  Birazdan kullanacağım isimler temsilidir.

“Benim adım Ayşe, 5. sınıfa gidiyorum. Annem ev hanımı, babam inşaatta çalışıyor. 7 kardeşiz. Büyüdüğümde, doktor olmak istiyorum. İnsanları iyileştireceğim.”

“Benim adım Ali. 6. sınıfa gidiyorum. Annem ev hanımı, babam işinden yeni ayrıldı. 5 kardeşiz. Ben de büyüdüğümde doktor olmak istiyorum.”

Ali bunları söylerken, özellikle babasının işinden yeni ayrıldığını dile getirirken yere baktı, sesi kısıldı…

Elazığ’da birlikte olduğum, diğer tıp öğrencisi okuldaşım Tunahan ağabey ile birlikte doktor olacağımızı söyledik. Gözlerindeki parlamayı görmek, onları motive ettiğimizi anlamak bizler için paha piçilmezdi.  Işık, bu çocukların gözlerinde sanki farklı bir maddeye dönüşmüştü…

“Benim adım Zehra. 6. sınıfa gidiyorum. Ben arkadaşlarımın aksine, öğretmen olmak istiyorum. Çünkü geleceğimiz olan çocuklarla ilgilenmek, onları eğitmek istiyorum.”

Bu cümleleri öyle bir şekilde söyledi ki, sesindeki azim bize de geçti. İnanıyorum ki, gelecekte öğrencileri tarafından çok sevilen bir öğretmen olacak…

Öğrencilerle yaptığımız sohbet sonrası, her bir öğrenciyle tek tek ilgilenerek onlara uyan kıyafetlerden seçtik. Hemşire olmak istediğini söylemişti, kız öğrencilerden biri. Onu, hemen tanıdım ve “Merhaba, Hemşire Hanım” dedim, içeri girer girmez. Birden yüzünde öyle bir ifade oluştu ki; Türk Dil Kurumu, “Mutluluk” kelimesinin açıklaması yerine kullanabilir. Gözlerini kocaman açmış gülümsüyordu. Ben de bu sevincine ortak olarak, bilerek tekrarladım: “Kaç numara giyersiniz Hemşire Hanım?”. Mutluluğu, gerçek ve sesi cıvıl cıvıldı. Gerekli tüm kıyafetlerden verdikten sonra kocaman sarılarak “Mutlu günlerde giyin Hemşire Hanım” dedim. Teşekkür etti ve sevinç içinde sınıfının yolunu tuttu.

Foto_Kolaj_2

Okuldan ayrılıp, uçağa binmek için Malatya’ya geri döndük. Müdür Bey, tam bir Anadolu insanının misafirperverliği ve iyi niyetiyle, bize havaalanına kadar eşlik etti. Uzaklarda sandığımız -aslında o kadar da uzak değil- bizi bekleyen, yüzlerini güldürebileceğimiz, mutluluk götürebileceğimiz çocuklar var. Bu da, katıldığım bir fotoğraf atölyesi çalışmasından doğan sosyal sorumluluk projesinin bana kattığı, önemli farkındalık oldu. Teşekkürler, Anadolu Vakfı…

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>