Yaşar Şekerci / Anadolu Vakfı Bursiyeri, Galatasaray Üniversitesi İletişim bölümü son sınıf öğrencisi
yasar_sekerci_blog_gorsel

Her yazının bir girişi olur ve bu giriş genel geçer tanımlardan ve varsayımlardan oluşur. Birbirimize karşı daha samimi olmak adına sizleri bu yazımda varsayımlardan ya da genel geçer ifadelerden uzak tutmak istiyorum. Aslında ilk cümlemde genel bir ifade kullandım fakat bir daha genelleme yapmamak adına genel bir ifade kullandım. Paradoksal bir girişten sonra sizlere “Y kuşağı Z kuşağını nasıl algılıyor” sorusuna gözlemlerimle, tecrübelerimle ve bilimsel verilerle cevap vermeye çalışacağım.

2015 Nisan ayı TÜİK verilerine göre iş hayatının % 35’lik bir oranla 9,3 milyonunu oluşturan Y kuşağı, yöneticileri konumundaki X abileri ve ablaları tarafından farklı, teknolojiyle büyüyen, sadakat duygusu zayıf minvalinde yakıştırmalar aldılar. İş dünyası giderek profesyonel yaşamda sayısı artan kuşağımızı (Y kuşağı) anlamaya çalışıyor. Ancak çok uzak gelecekte değil, iş dünyası 21. yüzyılın ilk kuşağını, şu an en büyüğü 20 yaşında olan Z kuşağını anlamaya ve anlamlandırmaya çalışacak. Biz, Y kuşakları X kuşakları bizi anlaya dursun, bizden daha farklı olan Z kuşağını gözlemlemeye başladık bile.

Öncelikle belirtmeliyim ki, X kuşağının bizlerle yaşadığı tecrübeyi benzer bir şekilde bizler de Z kuşağı ile yaşıyoruz. Yani farklılıkların bir araya geldiği noktada, benzer reaksiyonları ve uzlaşı çabalarını gösteriyoruz. Biz, Y kuşağı; 90’ları da biliyoruz, sokakta da oynadık, sek sek de atladık, Pokemon da izledik, ancak bilgisayarımız da oldu ve bunu yetkin bir şekilde kullanabilmenin gururunu yaşıyoruz. Yani kendimizi değişimdeki köprü olarak görüyoruz. Bunu, araştırmalarda da ifade edilen “Y Kuşağı, her şeyi elde edebileceğine ve kendilerinin dönüşümcü olduklarına inanmaktadırlar” sonucu da desteklemektedir.

Bizler, sanırım Z kuşağını bizim 90’larda yaşadıklarımızı görmemeleri ve sadece bugünü yaşamaları sebebiyle “kısmi yeni yetmelikle” itham ediyoruz. Hâlbuki okul dışındaki zamanlarının B’sini teknolojiye ayıran, bizler gibi interneti sadece kullanmayan aynı zamanda soluyan Z kuşağı, aynı anda beş farklı ekranla (Televizyon, Telefon, Tablet, Masaüstü ve Laptop) uyumlu, 3 boyutlu düşünerek çalışabilen, yaratıcı, gerçekçi ve pratik fikirleriyle ön plana çıkıyor. Özellikle iletişim kurarken, yoğun teknoloji kullanımının etkisiyle kelimeler yerine duygularını daha net ifade etmelerini sağlayan emojileri (görsel karekter) daha sık kullanıyorlar. Honey ve Spars tarafından yapılan araştırmaya göre, bir noktaya sadece 8 saniye odaklanabilen Z kuşağı, internetteki bilgi yoğunluğuna karşın, bilgileri hızlıca filtreleyebilme ve yüksek analitik düşünme kapasitesine sahiptirler. Tüm bu özelliklerinin sosyal yaşamın yanında iş hayatında da önemli yeniliklere ve değişimlere sebep olacağını düşünüyorum.

Gelelim Z’ler hakkındaki gözlemlerime (Z kuşağına mensup 2 kardeşim var :) ) Bir Z kuşağını Facebook’ta paylaştığı içeriklerden anlamanız mümkün diyebilirim. Her dakika aşk temalı paylaşımlar yapmaları, özlü sözler yazmaları ve video içerikleri beğenmeleri bu neslin yaygın özellikleri arasında. Mesela bir Z kuşağı, (kardeşim ve çevresinden yola çıkıyorum :) ) biz “kanka” ya da “kanki” şeklinde birbirimize seslenirken onlar ifadeyi biraz daha yayarak “keenks” diye birbirlerine hitap ediyorlar. Yine onları sosyal medyadaki duygu durumlarının anlık paylaşımı ile de tanıyabiliyoruz. Teknolojiyi yanında oturan annesi gibi içselleştiren Z kuşağı bir dakika içerisinde “hayla uykum gelmedi! , uykuuuum yokkk, uyuyamayan yok mu” diyerek ellerinde telefonlarıyla uyumayı bekliyor. Duygu durumlarının anlık paylaşımı konusunda birbirlerine cevap verecek mahiyette paylaşımlar da görebilirsiniz. Ayrıca yaşları itibariyle normal sayılabilecek dil bilgisi kurallarına dikkat etmemekteler ve kısaltma kullanma konusunda bizleri geçmiş durumdalar.

Gözlemlerimiz yaşadıklarımızla sınırlı olmasının yanında, Z kuşağı Y kuşağından birçok yönden farklılaşacağını bize gösteriyor. Kuşak olarak çok genç olan Z kuşağı önyargılardan uzak dinlenmeli ve anlamaya çalışılmalı bence. Öte yandan Z kuşağının, iş hayatına girmesiyle birlikte daha iyi tanınma imkânı bulacağını düşünüyorum. Kuşakların gelişim süreçlerinde çevre ve toplumsal gelişmelerin etkili olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda en yeni kuşağımız Z neslinin gelecekte çok daha farklı etkileri olacak diyebiliriz. Değişim sürecinin başlangıcındaki Y kuşağı, dünyayı yeni bir sürece sokacak, yeni alışkanlıklar getirecek, değişimin taşıyıcıları Z kuşağını heyecanla bekliyoruz. Haydi, Z’ler acele edin, dünya sizi bekliyor!

Bir yorum yapılmış

  1. Burcu 26/08/2015 09:37 tarihinde yazdı

    Çok samimi ve akıcı bir yazı olmuş. Bilgilendirmeler x neslinin işine yarayacak diye düşünüyorum:) Ellerine sağlık

Yorumlarınızı bekliyoruz

e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>